Archive for Mart, 2008
Mart 1, 2008 at 01:45 · Filed under Yerli Diziler
Fadik (Filiz Akın) kimsesiz ve fakir bir genç kızdır. Ali, Ömer ve Veli adlı çalgıcı üç arkadaşı ile birlikte sokak şarkıcılığı yapmaktadır. Bu işin fazlaca bir kazancı olmadığından sağa sola borçludurlar. Ev sahipleri de onları kovmuş, evsiz kalmışlardır. Fadik geceyi gizlice bindiği demirli bir teknede geçirir. Uyandığında tekne hareket halindedir ve sahibi Erol (Kartal Tibet) onun farkına varmamıştır. Fadik Erol’u teknenin kaptanı sanır. Erol da sahibi olduğunu söylemez. Fadik kıyıya vardıklarında arkadaşlarının yanına giderken kaçmakta olan soyguncularla çarpışır ve kendi çantası ile içi para dolu hırsızlarınki yer değiştirir. Soyguncular genç kızın peşine düşer. Soyulan yer Erol’un işyeridir ve soygunu arkadaş diye bildiği Faruk (Cihangir Gaffari) örgütlemiştir. Yoksulluk canlarına tak etmiş, intiharın eşiğine gelmiş kafadarlar, içi para dolu çantayı görünce çok sevinirler. Artık rüya gibi bir hayat yaşamaya karar verirler. Kutlama için gittikleri gazinoda Fadik Erol’la karşılaşır. Bu kez onun garson olarak çalıştığını sanır. Artık zengindir ya, Erol’dan yanında uşağı olarak çalışmasın ister. Erol oyunu sürdürür ve işi kabul eder. Bu arada Faruk ve adamları bizim kafadarların peşini bırakmaz. Erol ise Faruk’a olanları anlatır ve Fadik’e aşık olduğu için uşak rolü oynayacağın söyler. Soyguncular Ali, Veli ve Ömer’i kaçırır. Ama paraların yerini öğrenemezler. Üç çalgıcının sevgilileri onların izini bulur ve Fadik’e haber verir. Erol ve Fadik buluşur. Buluşma yerinde Faruk polislerce tutuklanır. Fabrika soygunu gerekçesiyle yargılanan Faruk her şeyi inkar edere suçu Fadik’e yıkmaya çalışır. Mahkemede tüm gerçek ortaya çıktığında Fadik Erol’un uşak değil de soyulan fabrikanın sahibi olduğunu öğrenince çok şaşırır. Ama bu şaşkınlık kısa sürecek, her şey tatlıya bağlanacak, Erol, Fadik ve diğerleri için mutluluk dolu güzel bir yaşam başlayacaktır
Mart 1, 2008 at 01:44 · Filed under Yerli Diziler
Herkesin serçe diye çağırdığı, hariciyeci bir babanın Batılı kızı Yıldız ve Erzincanlı muhafazakâr bir ailenin Amerika’da okumuş olan oğlu Doğu’nun gerçek hikâyesinin anlatıldığı dizinin başrollerini Saruhan Hünel ve Başak Parlak paylaşıyor. Dizi de ayrıca Fikret Hakan köklü, güçlü bir ailenin son temsilcisi ve bir dergâhın da başındaki lideri canlandırıyor..
Mart 1, 2008 at 01:44 · Filed under Yerli Diziler
Yapımcılığını Yağmur Ajans’ın, Yönetmenliğini Nursan Esenboğa’nın yaptığı , senaryosunu Tayfun Güneyer’in yazdığı, başrollerinde; Emel Sayın (Zümrüt) , Mehmet Ali Erbil (Şener) , Doğa Rutkay (Layla) , Günay Karacaoğlu (Hadise), Ayumi Takano (Makiko), Yeliz Yeşilmen (Gözde) , Hakan Bilgin (Şenol Kaptan) oynadığı dev oyuncu kadrosuyla ve yeni bölümleriyle; “AŞKIM AŞKIM” Kanal 1 ekranlarında seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor… Zümrüt ve Şener restoran işleten bir çifttir. Kızları Layla ile restoranın üstünde bulunan evde yaşamaktadır. Şener Zümrüt’ten çok çekinmekte hem de çapkınlıktan vazgeçmemektedir. Restoranın Japon aşçısı Makiko ve yeni aşçı Hadise arasında bir rekabet olacaktır. Garson Necati bir yandan türkücü olma hayalleri kurup bir yandan da Layla’ya platonik bir aşk beslemektedir. Gözde ise hem Şener’in sarkıntılıklarından kurtulmaya hem de Zümrüt’ün gözüne girmeye çalışacaktır.
Mart 1, 2008 at 01:43 · Filed under Yerli Diziler
Gazi, bu vatan uğruna toprağa düşen, bu vatan için canlarını ve kanlarını seve seve veren Mehmetçiklerimizin hikayesi… Gazi, evlat yolu gözleyen annelerin, gururlu babaların ve yar özlemiyle tutuşan sevdalıların hikayesi… Çukurca’da bir sınır karakolunda vatani görevini yapan Çavuş Fırat Kalender’in terhisine bir hafta vardır. Bütün terhisçiler gibi içi içine sığmaz. İstanbul’a dönecek, aylardır hasretini çektiği ailesine dahası büyük bir aşkla sevdiği Leyla’sına kavuşacaktır. Ailesi ve bütün sevdikleri büyük bir coşkuyla Fırat’ın dönüşünü beklemektedir… Ancak Fırat’ın bulunduğu karakol, terhisçi askerler için düzenlenen veda gecesinde hain bir saldırıya uğrar. Girdiği çatışmada vurulan ve evine sakat olarak dönen Fırat hayata küser, ta ki düşmanın sadece dağlarda olmadığını anlayana dek…. Ailesi aşkı ve vatanı için yaralarına aldırmadan ayağa kalkmayı başaran Gazi; aşk, ihanet ve entrikalarla örülü bir macerada, hainlerin tuzaklarına meydan okuyarak şehrin tam göbeğinde yepyeni bir kahramanlık destanı yazmaya başlar… İhanetin koynunda büyüyen bir genç kız ile intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir delikanlının imkansız aşkını anlatan “GAZİ”, heyecan ve duygu yüklü öyküsü ile çok yakında başlıyor!
Mart 1, 2008 at 01:43 · Filed under Yerli Diziler
Yılın en keyifli, en komik, en eğlenceli dizisi Görgüsüzler geliyor. Başrollerini Melek Baykal, Zeki Alasya, Çağla Şikel, Mert Öcal ve Levent Ülgen’in paylaştığı dokuz sekizlik bir aşk masalı geliyor. Görgüsüzler sizleri hem güldürecek hem de kıpır kıpır müzikleriyle yerinizde oynatacak. Sultan televizyondaki bir ses yarışmasında finale kalınca Gazinocu Vakkas’ın dikkatini çeker. Sultan gazinoya assolist olur ve Suzi Çağlayan adını alır. Paraya kavuşan Pembeler hemen mahalleyi terk edip bir villaya taşınırlar. Pembe de yeni sosyetik muhitine ayak uydurmak için adını Pemoş olarak değiştirir. Bizimkiler yeni muhitlerine alışmaya çalışadursunlar, muhafazakar bir partide milletvekili olan Nurullah Bey’in oğlu Yılmaz Gazinoda izlediği Sultana aşık olur. İki genç birbirlerini çok severler. Ama oğlunun bir gazino şarkıcısıyla evlenmesinin siyasi hayatını mahvedeceğini düşünen Milletvekili bu evliliğe mani olur. Ve iki aile arasında amansız bir mücadele başlar. Gazinonun sahibi Vakkas da Pemoşa aşık olunca işler iyice karışır. Bu romantik komedide çok gülecek, çok eğleneceksiniz. “Görgüsüzler” yakında atv’de başlıyor!
Mart 1, 2008 at 01:42 · Filed under Yerli Diziler
İstanbul Narkotik başkomiseri Şamil Baturay, katıldığı rutin bir operasyonda, Türkiye’de kurulan yeni bir uyuşturucu şebekesine ait delillere rastlar. Narkotikte birlikte çalıştığı nişanlısı Zülüf ile birlikte Van’a aile ziyaretine gittiğinde ise, kendisini uyuşturucu baronlarının tam ortasında bulur.
Şamil ile Zülüf’ün aşkı, Şamil’in abisinin uyuşturucuyla ilgili bir operasyonda şehit edilmesiyle daha da imkansız bir hâl alır. Abisinin kaybıyla hayata küsen Şamil, elde ettiği bazı ipuçlarıyla tekrar harekete geçer ve intikam için uyuşturucu baronlarının peşine düşer.
Afganistan’dan İran’a, Van’dan Berlin’e kadar uzanan yeni bir “toz hattının” kurulmak üzere olduğunu keşfeden Şamil, zorlu bir mücadeleye girişir. Bu toz hattının terör örgütleriyle bağı olduğunu ve uyuşturucudan kazanılan paranın terörü finanse ettiğini anlayan Şamil’in verdiği mücadele, kişisel bir gayret olmaktan da çıkarak, vatan için verilen bir mücadeleye dönüşür.
Bu savaşın kazanılmasını sağlayacak en önemli ipuçları ise, Şamil’in aşkı Zülüf’de gizlidir.
Mart 1, 2008 at 01:41 · Filed under Yerli Diziler
Sonuçların değil, nedenlerin anlatıldığı hikayeleriyle, Karadere Lisesi ve Karadere mahallesi, ilk bölümüyle seyirciyle tanışıyor. Aslında çok tanıdık hikayeler, ilk kez bu kadar çarpıcı ekrana geliyor…
Bir öğrenci, sıradan, herhangi bir öğrenci bir derste, birdenbire sınıf arkadaşının kafasına silah dayar… Tarık, bu noktaya nasıl geldi? Ve bu nokta kaç kişinin hayatına dokunacak? Karadere Lisesi’nde yaşanan bu dehşet dakikalarının ardından Tunceli’de bir öğretmen; Umut, apar topar İstanbul’a döner. Kardeşi vurulmuştur! Ve Karadere Mahallesi’nde uzun süredir karanlıkta olanlar birbir ortaya çıkacaktır…
Kendimizi en güvende hissetmemiz gereken yer SINIF, ne kadar güvenli artık? Hepimiz aynı SINIFta mıyız? Artık aynı SINIFta bile, başka SINIFlarda mıyız?
Mart 1, 2008 at 01:40 · Filed under Yerli Diziler
Başarılı bir avukat ve yakışıklı bir genç adam Haluk… Köklü, varlıklı Velizade ailesinin tek oğlu, övünç kaynağı… Üstelik çok yakında, kendisi gibi aristokrat bir ailenin biricik kızı, güzeller güzeli genç doktor Özlem’le evlenmek üzere…
Kurallara, markalara, mevki ve soy ağaçlarına tapan Velizade’ler, Özlem’in ailesiyle çok eskiden beri tanıştıkları için, delikanlıyla genç kızın evliliği yıllar önceden öngörülmüş, hatta kararlaştırılmış bir zorunluluk adeta… Haluk’la Özlem, aralarındaki ilişkide aşkın kokusunu hiç duyamasalar da ne gam… İki genç de aristokrat genler taşımaktalar ya.
Ancak… Her şey yolunda gider gibi görünürken, kader sihirli kalemini eline alır ve Haluk’un hayat sayfasına, kimselerin aklına bile gelmeyecek bir öykü yazmaya karar verir.
Zincirleme bir dizi olay sonucu GERÇEK’ler birer birer ortaya çıkar: Haluk, gerçekte Velizade ailesinin bir üyesi değil, bebekken evlat edinilmiş bir çocuktur! Öz anne babası hayattadır! Ve Velizade’lerin seçkinci yaşamlarını paramparça edebilecek güçte bir bomba olan üçüncü GERÇEK hepsini yıkar: Haluk’un gerçek anne babası Roman çingenesi bir çifttir.
Azize ve Salih Karabaş çifti, Roman genlerinin tüm tipik karakteristiğini taşımaktadırlar: Gürültülü, itaat ve biat etmek nedir bilmeyen, yemeyi, içmeyi, gülüp oynamayı şehvetle seven, ayıp ve kural sözcüklerini sözlüklerinde barındırmayan, sıcacık, sahici insanlar… Yıllar önce, hırsızlıktan kalın bir sabıka dosyasına sahiptirler. Gerçi şimdilerde bu hayata tövbe etmiş, hacca gitmek için para biriktirmektedirler. Salih meyhanelerde tombalacılık, Azize bir meyhanede tuvaletçilik yapmaktadır.
Velizade’lerin yaşam biçimine taban tabana zıt alışkanlıkları, gürültülü eğlenceleri, tatlı utanmazlıklarıyla Karabaş’lar, Velizade’lerin köşküne; biricik oğulları Haluk’un yanına yerleşince olaylar karıştıkça karışır. Haluk, yıllardır öz bildiği ailesiyle, aynı dili bile konuşamadığı biyolojik ailesi arasında komik bir kimlik bunalımına girer.
Ve daha neler neler…